Bir Kriptopara'da Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kripto para, bildiğimiz paralar gibi kura sahip olan sanal bir para birimidir. İlk kripto para, 2009 yılında oluşturulan ve en güvenilir kripto paralardan sayabileceğimiz bitcoindir. Kimin oluşturduğu bilinmemekle birlikte bitcoinlerde, paranızın güvencesini sağlamak için çok komplike olan blockchain sistemi kullanılmaktadır.

KRİPTO PARALARDA DOLANDIRICILIK
Kripto paraların çıkmasından itibaren, scam kripto paralarla insanları dolandırmak isteyen birçok kişi türemiştir. Scam kripto para, insanları dolandırmak için kullanılan bir yöntem olup ayırt edilmesi zordur fakat bazı özelliklere bakılarak scam olup olmadığı konusunda tahmin yürütebilirsiniz, ilk olarak yeni kripto paralarda bakılması gereken yer etherscamdb isimli sitedir. Bu sitede scam olan kripto paraları görebilirsiniz. Şu anda sitede yer alan toplam 4,824 scam olmakla birlikte bunların 792 tanesi faal haldedir. Eğer bu sitede alacağınız kripto parayı göremiyorsanız sizlere söylediğimiz yöntemleri kullanarak alacağınız parayı tekrar gözden geçirmelisiniz.
İlk olarak alacağınız parayı çıkaranların neler vaat ettiğine bakmalısınız. Eğer vaat edilen şeyler arasında hızlı bir şekilde kazanç sağlama yer alıyorsa büyük ihtimalle bu scam bir kripto paradır

Kripto Yatırımcısına Tavsiye-4

Hacmi ve değeri çok düşük koinlerden uzak durun. Genelde piyasaya yeni giren tecrübesiz traderların 0,001$ gibi değere sahip koinler için bu 1 dolar olursa milyoner olurum gibi klişe düşünceleri olur. Bunlar genelde balinaların insanları tokatladıkları ya da işe yaramaz koinlerdir. Bazı koinlerinse projeleri iyidir ve az popüler olan borsalarda başladıkları için hacimleri düşük olabilir, bunları da araştırıp bulursanız uzun vadeli olarak girip sabretmelisiniz. Ayrıca hacmi düşük olan koinlerde ve fazla popüler olmayan borsalarda alım-satım oranı düşüktür. Dolayısıyla görünüşte bir koinden %100 kar etmiş gibi görünseniz bile alan olmadığı ve siz nakite çeviremediğiniz sürece buna kar denemez buna dikkat edin.


Boğa sezonunda olsanız ve güvendiğiniz bir kriptocu sosyal medya hesabından teknik analiz paylaşsa bile, hatta kendiniz de araştırdıysanız bile, lütfen bir koine bütün paranızı yatırmayın ya da kredi çekmeye kalkmayın. Evdeki hesap özellikle kripto borsasında çarşıya uymayabilir. Koin yükselecek olsa bile zamanını kestirmek mümkün olmaz, 2 ay sonra yükselecek koine(tabi kimse bilmiyor) 1 ay sonra geri ödemeniz gereken parayı koyduğunuzda, düşmüş şekilde çekmek zorunda kalırsınız ve bu sizin için hiç iyi olmaz. Burda "Risk Yönetimi" faktörü devreye giriyor. Her ne kadar akıllıca ve size zarar vermeyecek miktarlarda trade yapmak zevk veriyor olsa da bunun oyun olmadığının ve gerçek paralarla işlem yaptığınızın farkında olun.

Borsalarda, özellikle boğa dönemlerinde yüksek hacim ve al sat işlemleri gerçekleştiğinde bu durum o borsanın server'ının çökmesiyle sonuçlanabilir. Bu da geçici olarak, bazen günlerce paralarınıza ulaşamamanıza ve işlem yapamamanıza sebep olabilir. Bazı borsalar bu sorunla başa çıkabilmek için geçici sürelerde üyelik alımını bile durdurdular. Bunu öngörmek zor olsa da, böyle bir durumdan şüphelendiğinizde biraz erken çıkış yapıp koininizi başka borsaya ya da cüzdana çekmeyi düşünebilirsiniz.

Devamı:

https://koinbilgisi.com/kripto-yatirimci-icin-tavsiyeler-4/

KuCoin'e Üye Olmak

1.Adım:
KuCoin.com adresini web tarayıcınıza girin ve web sitesine gidin. Sonra aşağıdakine benzer bir sayfa göreceksiniz.


2.Adım:
Sağdaki Kayıt sekmesini tıklayın.


3.Adım:
E-posta adresinizi ve şifrenizi girin. Şifrenizi ayarlamak için lütfen büyük-küçük harf ve rakam kullanın. Ayrıca, eğer varsa referans kodunu buraya girin. Son olarak Kullanım Koşulları'nı kabul edin.


4.Adım:
E-postanızı ve şifrenizi girdikten sonra, captcha’yı tamamlamanız gerekir.



5.Adım:
Kayıt olduktan sonra bir onay e-postası gönderilecektir.


6.Adım:
Devam etmek için e-postanızdaki linke tıklayın.


Devamı:

https://koinbilgisi.com/kucoine-nasil-kayit-olunur/

Kripto Yatırımcısına Tavsiye-3

Kararlarınıza sadık kalmaya çalışın. Düşükten aldığınızda daha da düşebilir veya yüksekten sattığınızda daha da yükseğe çıkabilir. Mesele en düşükten alıp en yüksekten çıkmak değil bunu hiçbir zaman gerçekleştiremezsiniz. Amacınız kar edip çıkmak olmalıdır.



Bir kere kazandığınız koinin sürekli kazandırmasını beklemeyin ya da size kaybettiren koini kişisel algılamayın yani duygusal bağ kurmayın ve yolunuza devam eden. Amacınız her zaman bir sonraki adımınızı daha akıllıca atmak, soğukkanlı olmak ve kar edip çıkmak ya da en az zararla çıkmaya çalışmak olmalıdır.
Bir koinin, yeni cüzdan sürümü yayınlaması, bir borsaya eklenmesi veya bir işi bağlayacağı yönünde güncel gelişmeleri görüp fiyatı yükselir diye hemen atlamayın. Bu da bir nevi kumardır. Bu tarz durumlarda genellikle ne olacağı belirsizdir ve yükselişler olsa bile çok kısa sürüp eskisinden daha düşüğe gider. Bu durumda kendinizi uzun süre o koine hapsetmiş gibi olursunuz.

Kaynak:
https://koinbilgisi.com/kripto-yatirimci-icin-tavsiyeler-3/

Kripto Yatırımcısına Tavsiye-2

Borsanın kurtları yani usta traderlar, yatırım yaptığınız koinin sahipleri, balinalar(girdikleri piyasaya yön verecek kadar büyük para sahibi kurtlar) yahut da marketi idare eden botlar gibi faktörler bütün teknik analizleri devre dışı bırakabilir. Yani o piyasaya siz yön veremezsiniz , teknik analizlerin işe yaradığı durumlar olsa da yapılan şey en nihayetinde bir tahmindir ve tedbirsiz davranıp herşeyinizi yatırmaya ya da araştırmadan içine atlamaya kalkmayın.



Büyük takipçileri olan sosyal medya hesaplarının bile kendi ceplerini düşündükleri için yanlış yönlendirme potansiyelleri yüksek yahut da böyle niyetleri olmasa bile yaptıkları tahminden öteye geçemez(içerden önemli haber alan adam zaten yükseleceğini bilir ve diğerleri satın alıp fiyatı yükseltmeden önce bütün varını yoğunu koyar diye düşünüyorum).


Bunların yanısıra, fake profile sahip birileri bizimle iletişime geçse kaale alıp cevap bile atmayacakken, insanlar kolay para kazanma hırsıyla kim olduğu belli olmayan insanların sosyal medyadan paylaştığı tüyoları!! hemen ciddiye alıp elindeki herşeyi yatırmaya kalkıyor. En basit mantıkla, kişi veya bu amaçla biraraya gelmiş kişilerin oluşturduğu gruplar fiyatı düşük olan bir koini alır ve yükselmesini beklemektense insanlara algı yönetimi uygulayarak o koini onların da satın almasını sağlar.

 Talep artınca fiyat yükselir, daha önce koini düşük fiyattan almış olan bu kötü niyetli kişiler çıkış yapar. Kime güvendiğini bile bilmeden balıklama atlayan normal insanlar, fiyatların düşmesini izleyip yükseleceğini umut ederler.

Kaynak:
https://koinbilgisi.com/kripto-yatirimci-icin-tavsiyeler-2/

Kripto Yatırımcısına Tavsiye-1

Boğa sezonunda herkes uzman kesilir, asıl uzmanlar piyasa düşüşteyken de kazananmayı bilenlerdir bu yüzden takip ettiğiniz kişilere her zaman şüpheyle yaklaşıp söylediklerini sadece aklınızda bulundurun ve kendi araştırmanızı yapın,

Boğa sezonu sürekli devam edecekmiş gibi rahat davranmayın her zaman tedbirli olun. Piyasanın daima devri daim içerisinde olduğunu bilin, ayı döneminin ve boğa döneminin uzunlukları aynı olmak zorunda değil. Ayı dönemi 3 ay sürerken, sonrasında gelen boğa dönemi 1 hafta da sürebilir. Ya da kısa aralıklarla dönemler değişebilir. Yani hiçbir zaman aşırı rahat davranıp tedbirsizlik yapmayın.
Trade ve yatırım yapmak arasında büyük fark vardır. Yatırım yapmak, değerleneceğini düşündüğünüz bir şeyi fiyatının uygun olduğu bir zamanda alıp uzun vadeli beklemekken, trade yapmak düzenli aralıklarla bir şeyi ucuzken alıp fiyatı artınca satmaktır. 
Yazının devamı için: http://koinbilgisi.com/kripto-yatirimci-icin-tavsiyeler-1/

Internet of People Nedir?

Internet of People Koin (IoP) bir kripto para birimidir.
Şu anda aynı SHA256 hash algoritmasını kullanan Bitcoin Core’un 0.15 sürümünden türetilmiş, ancak özgün bir PoW (Proof of Work) konsensüs mekanizması kullanır.
IOP Koin, IoP topluluğuna ve üyelerine adil bir şekilde ödül dağıtımı “Yüksek enerjili / yüksek güç” tüketim madenciliğine olan ihtiyacı azaltmak IoP ekosistemindeki nodlar ve dApps hizmetleri için ödeme yapmak için tasarlanmıştır...
Yazının devamı için:
https://medium.com/@iop.turkiye/internet-of-people-koin-iop-nedir-dffb04032ee2
Twitter:
https://twitter.com/TurkeyIop
Facebook:
https://www.facebook.com/Internet-of-People-Türkiye-IoP-Turkey-645379169169080/

Peder Gapon ve Kanlı Pazar - Rus Devrimi Devamı

Peder Gapon ve Kanlı Pazar

Çarlık hükümeti daha önce kullanılan sansür, sürgün cezaları ve fabrikalardaki hükümet ajanlarının yetersiz kaldığını görünce işçi hareketini içerden etkisizleştirmek için farklı bir yönteme başvurmaya karar verdi. İşçileri hükümetin tarafına çekmek ve hükümete duydukları güvensizlikleri ortadan kaldırmak için işçi psikolojisinden iyi anlayan ve hükümete sadakati kanıtlanmış ajanlar işçilerin arasına gönderilecekti. Moskova için Zubatov, St. Petersburg için ise Peder Gapon bu yeni strateji doğrultusunda hükümet tarafından görevlendirildiler. Moskova’da Zubatov’un maskesi çabucak indi, ancak St. Petersburg’da Peder Gapon oldukça başarılı oldu. Kurduğu “St. Petersburg Kenti Fabrika ve Maden İşçileri Meclisi” adlı bir örgütün St. Petersburg’un bütün kesimlerinde şubeleri açıldı. Sosyalist-Marksist söylemlerle örgüt 1905’in başında yaklaşık 20.000 üyeye ulaştı.
Gapon, örgüte işçi eyleminin bastırılmasını amaçlayan bir plan önermişti. Bu plana göre, 9 Ocak günü işçiler kilise bayrakları ve Çar’ın portresini taşıyarak saraya doğru yürüyecekler ve isteklerini dile getiren bir dilekçeyi Çar’a sunacaklardı. Çar da onları dinleyecek ve bu iyiniyetli girişimi olumlu karşılayarak onlara yardım edecekti. Dilekçenin maddelerinin görüşüldüğü toplantılarda bulunan Bolşevikler, işçileri, bunun için tertip olabileceği konusunda uyarmışlar, ama çoğunluğu inandırmayı başaramamışlardı. İşçileri bu girişimden vazgeçmeyeceklerini anlayan Bolşevikler hiç değilse dilekçeye bazı maddelerin konmasını sağlamak istediler, bunda başarı sağladılar: Dilekçeye basın özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, işçilerin dernek kurma özgürlüğü, Rusya’da siyasal rejim yapısında gerekli değişiklikleri yapacak bir Kurucu Meclis’in toplanması, yasalar önünde ayrılması, savaşın sona erdirilmesi, 8 saatlik iş günü ve toprağın köylülere verilmesi yolunda istekler eklendi.

İşçiler 9 Ocak 1905 sabahı Çar’ın sarayına doğru yaşlı ana babaları, eşleri ve çocuklarıyla birlikte ilahiler söyleyerek ilerliyorlardı. Sayıları 140 bini aşıyordu. Başkentte karşılarında 9.000 piyade ve 3.000 askerden oluşan birlikleri gördüklerinde ise artık çok geçti. Çar II. Nikola, kendisinden yardım istemeye gelmiş bu silahsız işçi topluluğuna ateş açtırdı. Binden fazla işçi öldürüldü, iki binden fazlası da yaralandı. Öldürülenler, tutuklananlar arasında Bolşevikler de vardı.
Bu “Kanlı Pazar” olaylarının yankısı çok büyük oldu. Çar’dan istediklerini alamayacaklarını anlayan işçiler daha da radikalleşti. Bütün ülkede grevler, gösteriler yapıldı. Kitleler “Kahrolsun zorbalık!” sloganlarıyla sokaklara dökülmüştü. Ocak ayında grev yapan işçilerin sayısı 400 bini buluyordu. Bir ay içinde son on yılın toplamından daha çok işçi greve katıldı.
1 Mayıs gösterileri sırasında birçok kentte, işçilerle polisler ve askerler arasında çatışmalar çıktı. Varşova’da göstericilere ateş açıldı ve yüzlerce insan öldürüldü. Bunun üzerine Varşova’da işçiler genel bir protesto grevine gittiler. Grevcilerle göstericiler Çarlık askerleriyle çatıştılar. Polonya’nın Lodz sanayi merkezinde işçiler sokaklarda barikat kurdu ve Çarlık birliklerine karşı üç gün savaştı. Bu savaşlar Rusya’da ilk silahlı işçi eylemi idi.
lvanovo-Voznesenk şehrindeki grevler iki buçuk ay kadar sürdü. Grevi yönetenler Bolşevik Kuzey Komitesi’ydi. Greve katılan işçiler, birçoğu kadın olmak üzere 70 bin kadardı. Çar’ın askerleri burada da işçilerin üstüne ateş açtı; çok sayıda ölen yaralanan oldu.
Bir süre sonra kırlık bölgelerde ayaklanmalar başladı. Köylüler büyük toprak sahiplerine karşı ayaklandılar. Çiftlikleri, şeker rafinelerini ve şarap yapımevlerini basıp, konakları, malikâneleri ateşe verdiler. Bazı yerlerde ise toprağa el koyup, çiftliklerin halka devredilmesini istediler. Toprak sahipleri korkuya kapılmış, kentlere kaçmaya başlamışlardı. Çar’ın askerleri köylülere ateş açıyor; tutuklamalarla sindirilmek isteniyordu. Köylü ayaklanmaları durmadı ve Volga bölgesine, Transkafkasya’ya, Gürcistan’a yayıldı.

Sosyal-demokratlar köylü eylemlerini desteklediler. Toplantılar düzenleyip köylüleri örgütlediler, köylü komiteleri kurdular. 1905’in yaz aylarında tarım emekçileri, örgütlü grevler düzenledi.

1905 Rus Devrimi

1905 Rus Devrimi



Yirminci yüzyılın en önemli ve büyük devrimi sayılan Rus Devrimi 1905 ve 1917 yıllarında iki aşamada gerçekleşti. Eski Rus takvimine göre 9 Ocak olan 22 Ocak 1905 günü Georgii Apollonoviç Gapon adında bir papazın önderliğinde 140 bin işçinin Çar’a dilekçe vermek için Kışlık Saray’a yaptığı yürüyüşte, askerlerin açtığı ateşle binden fazla işçinin ölmesiyle 1905 Devrimi’nin ilk adımı başlamıştı. İşçilerin istekleri iş gününün sekiz saate indirilmesini, asgari ücretin arttırılmasını ve fazla çalışmanın kaldırılmasını kapsıyordu. Binden fazla işçinin ölümüyle biten yürüyüş Pazar gününe rastladığı için, bu olay Rus tarihine “Kanlı Pazar” olarak geçti.
Rus Devrimi’nin nedenlerini ve niteliğini daha iyi belirtebilmek için, o dönemin koşullarını kısaca gözden geçirmekte yarar vardır.
XX. yüzyılın baslarında Çarlık Rusya’sında, yüzyıllardır değişmeyen yapısıyla tarım, toprak köleliğine dayanmaktaydı. Yeni gelişmekte olan sanayi kesiminde de çalışma koşulları kötüydü. Giderek bir sanayi proletaryası oluşmakta, proletaryanın yüzde 24’ü, birden fazla işçi çalıştıran fabrikalarda çalışmaktaydı. Beş yüzden fazla işçi çalıştıran fabrikaların genel oranı ise yüzde 34 dolayındaydı.


1900-1903 yılları arasındaki ekonomik bunalım halkın Çarlık rejimine olan tepkisini artırmıştı. Bu dönemde emekçi yığınlarının yaşama koşulları daha da zorlaşmış, yaklaşık üç bin kadar iş yeri kapatılmış, yüzbinlerce fazla işçi sokağa atılmış, çalışan işçilerin ücretleri düşmüştü. Bu yıllarda grevler çoğalıyor, ekonomik grevlerin yerini siyasal nitelikleri grevler alıyor ve büyük çapta gösteri yürüyüşleri düzenleniyordu. Marksist Sosyalist-demokrat örgütler işçi sınıfı hareketinin gelişmesiyle büyümüş, güç kazanmıştı. Lenin’in kurduğu ve yönettiği Iskra (Kıvılcım) gazetesi dağınık Sosyal-demokrat çevre ve grupları bir araya getirmiş ve ikinci parti kongresinin toplanması konusundaki faaliyetini yoğunlaştırmıştı.
1903 yılında toplanan ikinci kongre sonunda Rus Sosyalist-Demokrat İşçi Partisi kuruldu. Bu kongre sırasında partinin çizgisini belirleme konusunda “Bolşevik” ve “Menşevik” olmak üzere iki grup ortaya çıktı. Menşevikler Lenin’in savunduğu biçimde bir militan-devrimci partiye karşıydılar ve işçi sınıfının önderliğine inanmıyorlardı; liberal burjuvaziyle uzlaşacak bir parti kurulmasından yanaydılar. Plehanov’un önderliğindeki Menşevikler Iskra gazetesini ve Merkez Komitesi’ni ele geçirmişler ve partiyi bölme yolunda girişimlerde bulunmuşlardı. Bolşevikler, karşı tarafı engellemek için Üçüncü Kongre’nin toplanmasını desteklemişler, mahalli örgütlerini birleştirmişler ve kendi gazeteleri olan Uperyod’u (İleri) çıkarmaya başlamışlardı. Böylece Rus- Japon savaşı öncesinde Bolşeviklerle Menşevikler iki ayrı siyasal grup halindeydiler.

Bolşevikler 1904 yılında Bakü’de büyük ve iyi örgütlenmiş bir grevi yönetti. Grev başarıyla sonuçlandı ve petrol işçileriyle petrol sanayicileri arasında, Rus işçi sınıfı tarihinde ilk olarak bir toplu sözleşme imzalandı. Bu grev Rusya’nın çeşitli bölgelerinde işçi eylemlerini hızlandırdı.

SRGZ Blog Ne Paylaşıyor






Blogun bir süredir el değiştirmesinden ve güncel kalması için çeşitli paylaşımlar yapılmış belirli bir çizgide gitmesi zorlaşmıştır. Yakın zamanda toplumsal sorunlar, güncel sorunlar ve memlekette ve dünyada yararına veya zararına inandığımız örgütlenmeler hakkında yaptığımız araştırmaları fikir ekleyerek paylaşmayı amaçlıyoruz. 

Belli bir gruba veya etnik kökene yahut dine hiçbir şekilde saldırılmasından yana değiliz ancak farkında olduğumuz tehlikelerin sizin de farkında olmanızı sağlamak, taraflı gazetecilik ve haberciliğin yaygın olduğu günümüz medyasına bir alternatif olarak yaşanan bir olayın her yönden ele alınmasını ve işin aslını görebildiğimiz- öğrenebildiğimiz ölçüde sizinle paylaşmayı hedefliyoruz.

Ne oyuna gelip memleketi bölmeye maşa olmak ne de oyunun farkında olmak ama boşvermiş bir ruh haline bürünmek... Bu memleketi sevdiğini iddaa eden ya da özellikle son zamanlarda ortaya çıkan toplumsal olaylardan ve perde arkasındaki siyasi oyunlardan rahatsız olan herkes gerekli duyarlılığı göstermek zorundadır. Hır-gür çıkarmak ve heyecana kapılarak mantıktan yoksun bir şekilde hareket etmek, bu tarz oluşumlara katılmak memleketi bölmeye ve işgale açık hale getirmeye alenen destek vermektir.

Dolayısıyla duyarsız olmamak ama harekete geçmeden önce işin aslını astarını detaylıca tarafsız şekilde araştırıp görmek gerekir. Bu fikirden yola çıkarak oluşturacağımız paylaşımları da sorgulamadan kabul etmemenizi rica ediyoruz...